Dentapolitan Klinik

Diş Eti Hastalığı Tedavisi İstanbul

Kısa cevap: Diş eti hastalığı tedavisi, diş eti kanaması, kızarıklık, çekilme, ağız kokusu ve ilerleyen dönemde kemik kaybıyla seyredebilen iltihabi durumları hedefler. Genellikle diş taşı temizliği ve kök yüzeyi düzleştirme ile başlar; ileri periodontal vakalarda ek işlemler gerekebilir. Erken tanı ve düzenli ağız bakımı, diş kaybı riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

Bilimsel editör ve klinik sorumlu: Prof. Dr. Mehmet Oğuz Öztoprak – Ortodonti ve Çene Ortopedisi Uzmanı
Son güncelleme: 24 Temmuz 2026

Diş eti hastalıkları yalnızca diş etinde kızarıklık veya kanama oluşturan yüzeysel problemler değildir. Hastalık ilerlediğinde dişleri çene kemiğine bağlayan periodontal dokulara ve dişi destekleyen kemiğe zarar verebilir. Bu süreç uzun süre ağrı oluşturmadan ilerleyebildiği için birçok hasta problemin farkına ancak diş eti çekilmesi, dişlerde aralanma veya sallanma başladığında varır.

Sağlıklı diş eti genellikle açık pembe renkte, sıkı yapıda ve diş yüzeyine uyumlu görünür. Fırçalama veya ara yüz temizliği sırasında düzenli kanama beklenmez. Erken evrede yalnızca diş etini etkileyen gingivitis; plak kontrolü ve profesyonel tedaviyle tamamen gerileyebilir. Hastalık dişi destekleyen kemik ve bağ dokusuna ilerlediğinde periodontitis gelişir ve oluşan doku kaybının tamamı her zaman geri kazanılamaz. Tedavinin amacı enfeksiyonu kontrol etmek, ilerlemeyi durdurmak ve dişlerin mümkün olduğu kadar uzun süre korunmasını sağlamaktır.

Dentapolitan'da diş eti sağlığı; mevcut dolgular, kaplamalar, implantlar, dişlerin kapanışı, ortodontik durum, ağız bakımı, sigara kullanımı, diyabet ve diğer bireysel risklerle birlikte değerlendirilir.

Diş Eti Hastalığı Nedir?

Diş eti hastalığı; diş etini, diş kökünü çevreleyen bağ dokusunu ve dişi destekleyen çene kemiğini etkileyebilen iltihabi hastalıkların genel adıdır. Hastalık çoğunlukla diş yüzeyinde oluşan mikrobiyal dental plakla başlar. Plak; bakteriler, tükürük bileşenleri ve gıda artıklarından oluşan yapışkan bir biyofilmdir; düzenli ve etkili biçimde uzaklaştırılmadığında diş eti kenarında iltihap gelişebilir. Plak zaman içinde tükürük mineralleriyle sertleşerek diş taşına dönüşebilir. Diş taşı hastalığın tek nedeni değildir; ancak pürüzlü yüzeyi yeni plak birikimini kolaylaştırır ve evde fırçayla uzaklaştırılamaz.

Diş eti hastalıkları genel olarak şu gruplarda değerlendirilebilir:

  • Plak kaynaklı gingivitis
  • Plakla ilişkili olmayan diş eti hastalıkları
  • Periodontitis
  • Sistemik hastalıklarla ilişkili periodontal bozukluklar
  • Diş eti çekilmeleri ve mukogingival problemler
  • Periodontal apseler
  • İmplant çevresi yumuşak doku ve kemik hastalıkları

Her diş eti kanaması periodontitis anlamına gelmez; benzer şekilde kanamanın az olması da hastalığın bulunmadığını kanıtlamaz. Özellikle sigara kullananlarda damar yanıtının baskılanması nedeniyle ileri hastalık bulunmasına rağmen kanama daha az görülebilir.

Gingivitis Nedir?

Gingivitis, iltihabın diş eti dokusuyla sınırlı olduğu erken dönem diş eti hastalığıdır. Bu aşamada dişi destekleyen kemikte veya periodontal bağlarda hastalığa bağlı kalıcı kayıp bulunmaz. Yaygın belirtileri; fırçalarken veya diş ipi kullanırken kanama, diş etinde kızarıklık, şişlik, parlak-yumuşak diş eti görünümü, hafif hassasiyet ve ağız kokusudur. Gingivitis genellikle ağrı yapmadığından hasta kanamayı normal kabul edip tedaviyi geciktirebilir. Uygun profesyonel temizlik, doğru fırçalama ve etkili ara yüz bakımıyla çoğu hastada tamamen gerileyebilir; ancak plak kontrolü sürdürülemezse tekrar edebilir.

Periodontitis Nedir?

Periodontitis; dişi destekleyen periodontal bağların ve çene kemiğinin kaybıyla seyreden kronik, çok faktörlü bir hastalıktır. Diş eti ile diş arasında derinleşen patolojik boşluklara periodontal cep denir; bu ceplerde bakteriler ve diş taşı birikebilir ve cep derinleştikçe evde etkili temizlik zorlaşır. Hastalık ilerledikçe diş eti çekilmesi, kemik kaybı, köklerin açığa çıkması, soğuk hassasiyeti, diş aralarında boşluk, dişlerin yer değiştirmesi, periodontal apse ve diş kaybı görülebilir. Periodontitis kendiliğinden iyileşmez; ilerleme hızı kişiden kişiye değişir.

Gingivitis ile Periodontitis Arasındaki Fark

ÖzellikGingivitisPeriodontitis
Etkilenen dokuDiş etiDiş eti, periodontal bağ ve kemik
Kemik kaybıYokturVardır
Diş eti kanamasıSık görülürSık; sigarada gizlenebilir
Periodontal cepYalancı cep olabilirDoku ve kemik kaybıyla gerçek cep
Diş sallanmasıBeklenmezİleri evrede görülebilir
Geri dönüşÇoğunlukla tam geri dönerKaybedilen dokuların tamamı her zaman geri kazanılamaz

Gingivitis tedavi edilmediğinde her hastada mutlaka periodontitise dönüşmez; ancak periodontitis gelişen hastaların çoğunda geçmişte plak kaynaklı gingival iltihap bulunur. İlerlemede genetik yapı, sigara, diyabet, bağışıklık yanıtı ve ağız bakım alışkanlıkları belirleyicidir.

Diş Eti Hastalığı Neden Oluşur?

Temel başlatıcı etken dental plaktır; ancak hastalığın gelişmesi ve ilerlemesi yalnızca plak miktarına bağlı değildir. Başlıca katkıda bulunan faktörler:

  • Yetersiz ağız bakımı: Plak özellikle diş eti kenarı, arka dişler ve diş aralarında birikir; ara yüz temizliği yapılmadığında biyofilm uzun süre kalır.
  • Diş taşı: Mineralize plaktır, fırçayla çıkmaz ve profesyonel olarak temizlenmelidir.
  • Sigara ve nikotin ürünleri: Periodontitis riskini ve ilerlemesini artıran en önemli değiştirilebilir faktörlerden biridir; kanamayı baskılar, iyileşmeyi bozar.
  • Diyabet: Özellikle kontrolsüz diyabet riski ve şiddeti artırır; ilişki çift yönlüdür.
  • Genetik yatkınlık: Aynı plak miktarında hastalık şiddeti kişiden kişiye değişebilir.
  • Hormonal değişiklikler: Ergenlik ve gebelikte mevcut plağa verilen iltihabi yanıt artabilir.
  • Ağız kuruluğu ve uyumsuz restorasyonlar: Taşkın dolgu kenarları ve temizlenemeyen kaplamalar bölgesel iltihabı artırır; uyumsuz dolgu ve kaplamalar yeniden değerlendirilmelidir.

Diş Eti Hastalığının Belirtileri

Hastalık; fırçalarken veya diş ipinde kanama, kızarık/morumsu diş eti, şişlik, hassasiyet, sürekli ağız kokusu, diş eti çekilmesi, dişlerin uzun görünmesi, diş aralarının açılması, soğuk hassasiyeti, tekrarlayan diş eti apsesi, dişlerin konum değiştirmesi, sallanma ve çiğneme sırasında rahatsızlık gibi belirtilerin biri veya birkaçıyla ortaya çıkabilir. Ağrısız ilerleyebildiği için yalnızca ağrı oluştuğunda başvurmak erken tanı fırsatını kaçırabilir.

Diş Eti Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?

Periodontal tanı yalnızca panoramik röntgene bakılarak konulmaz; klinik muayene ve radyolojik değerlendirme birlikte yapılır. Tıbbi ve dental öykü (kanama süresi, sigara, diyabet, ilaçlar, gebelik, diş sıkma) sorgulanır. Diş yüzeylerindeki plak ve sondalamada kanama kaydedilir. Milimetrik periodontal sonda ile cep derinliği, klinik ataşman kaybı, diş eti çekilmesi, kanama, iltihabi akıntı ve furkasyon tutulumu değerlendirilir. Diş hareketliliği ve kapanış incelenir. Gerektiğinde periapikal, bite-wing, panoramik veya seçilmiş vakalarda üç boyutlu görüntüleme kullanılır. Röntgen mevcut kemik seviyesini gösterir; hastalığın o anda aktif olup olmadığını tek başına belirlemez.

Periodontitis Evreleri ve Dereceleri

Güncel sınıflamada periodontitis; şiddet, yaygınlık ve tedavi karmaşıklığına göre evre (Evre 1–4), ilerleme hızı ve risk faktörlerine göre derece (A–C) ile değerlendirilir. Evre 1'de erken kayıp ve düşük diş kaybı riski, Evre 4'te ise ileri doku kaybına ek olarak çiğneme fonksiyonunda bozulma ve kapsamlı rehabilitasyon ihtiyacı bulunabilir. Derece C hızlı ilerleme riskini gösterir; sigara ve diyabet kontrolü derecelendirmede dikkate alınır. Bu sistem tedavinin kişiselleştirilmesini amaçlar.

Diş Eti Hastalığı Tedavisi Nasıl Yapılır?

Periodontal tedavi tek seanslık standart bir işlem değildir; hastalığın evresine, yaygınlığına, risk faktörlerine ve hastanın bakım kapasitesine göre aşamalı planlanır. Güncel klinik yaklaşım; davranış değişikliği ve plak kontrolünden başlayarak cerrahi olmayan tedavi, gerektiğinde cerrahi müdahale ve yaşam boyu destekleyici periodontal bakıma uzanan kademeli bir süreçtir.

Birinci aşama: ağız bakımı ve risk kontrolü

Tedavinin temeli hastanın günlük bakımını sürdürebilmesidir: doğru fırçalama, uygun ara yüz fırçası veya diş ipi seçimi, dil temizliği, protez ve implant çevresi bakımı, sigara bırakma desteği ve diyabet kontrolü. Profesyonel tedavi ne kadar başarılı olursa olsun, plak kontrolü sürdürülemezse hastalık tekrar edebilir.

Cerrahi olmayan tedavi

Diş taşı temizliği; görünen yüzeylerdeki ve erişilebilir diş eti kenarındaki plak ve mineralize birikimlerin ultrasonik ve el aletleriyle uzaklaştırılmasıdır. Derin periodontal ceplerde ise "derin temizlik" olarak da adlandırılan subgingival enstrümantasyon ve kök yüzeyi düzleştirme uygulanır: cep içindeki biyofilm, diş taşı ve kontamine yüzey birikimleri lokal anestezi altında temizlenir. Amaç kök yüzeyini aşırı kazımak değil, enfeksiyonu kontrol edecek etkili debridmandır. Tedavi sonrası kanama ve cep derinliği azalabilir, diş eti kök yüzeyine daha sıkı adapte olabilir.

Diş Eti Cerrahisi ve Rejeneratif Tedaviler

Cerrahi tedavi her periodontitis hastasında gerekli değildir; cerrahi olmayan tedaviye rağmen devam eden derin cepler, ulaşılması zor kök yüzeyleri, dikey kemik defektleri ve furkasyon tutulumunda değerlendirilir. Flep operasyonunda diş eti kontrollü biçimde kaldırılarak kök yüzeyleri ve kemik doğrudan görülür, temizlenir ve seçilmiş defektlerde rejeneratif materyal uygulanabilir. Rejeneratif tedavide kemik greftleri, bariyer membranlar, mine matriks türevleri veya hastadan elde edilen trombosit konsantreleri (PRF) kullanılabilir; ancak her kemik kaybı rejenerasyona uygun değildir ve "kaybolan kemik tamamen geri gelir" garantisi verilmez. İleri cerrahi gereksinimler ağız, diş ve çene cerrahisi deneyimiyle birlikte planlanır. Diş eti çekilmelerinde bağ dokusu grefti, serbest diş eti grefti veya tünel tekniği ile kök örtme ve doku kalınlaştırma hedeflenebilir; kök yüzeyinin tamamen örtülmesi her vakada mümkün değildir.

İmplant Çevresi Diş Eti Hastalıkları

Periodontitis öyküsü bulunan hastalarda implant çevresi hastalık riski daha yüksek olabilir; bu nedenle implant tedavisi öncesinde aktif periodontal enfeksiyonun kontrol altına alınması önemlidir. Peri-implant mukozitiste iltihap implant çevresindeki yumuşak dokuyla sınırlıdır, kemik kaybı yoktur ve erken tedaviyle geri dönebilir. Peri-implantitiste ise iltihapla birlikte ilerleyici kemik kaybı, derin cep, kanama ve ileri evrede implant hareketliliği görülür. Doğal dişlerde kullanılan bazı yöntemler implant yüzeylerinde aynı şekilde uygulanamaz; yüzey yapısı ve protez tasarımı tedaviyi etkiler.

Diş Sallanması, Apse ve Diğer Bulgular

İleri periodontitiste kemik desteği azaldıkça dişlerde hareketlilik oluşabilir; ancak sallanmanın tek nedeni periodontitis değildir. Diş kökü enfeksiyonu, travmatik kapanış, diş sıkma (bruksizm), kök kırığı veya akut apse de hareketliliğe yol açabilir. Hareketli diş mutlaka çekilmez; karar kalan kemik desteği, enfeksiyonun kontrol edilebilirliği ve dişin restoratif durumuna göre verilir; gerektiğinde geçici veya kalıcı splintleme uygulanabilir. Periodontal apse; cep içinde lokalize iltihap ve irin birikmesidir. Diş kökü apsesiyle karışabildiği için doğru tedavi öncesinde pulpa canlılığı değerlendirilmeli, gerekirse kanal tedavisi ile ayrım yapılmalıdır.

Destekleyici Periodontal Bakım

Aktif tedavi tamamlandıktan sonra hastalığın tekrarını önlemek veya erken fark etmek için düzenli bakım uygulanır. Kontrollerde plak ve diş taşı temizliği, cep ölçümü, kanama değerlendirmesi, implant kontrolü, hareketlilik ve ağız bakımının yenilenmesi yer alır. Takip aralığı her hastada otomatik olarak altı ay değildir; yüksek riskli hastalarda üç-dört ay gibi daha kısa aralıklar planlanabilir. Periodontitis tedavisi "temizlik yapıldı ve bitti" şeklinde görülmemelidir; uzun dönem bakım tedavinin ayrılmaz parçasıdır.

Tedavi Edilmezse, Süre ve Konfor

Tedavi edilmeyen hastalık; diş eti çekilmesi, kemik kaybı, ağız kokusu, dişlerde aralanma ve yer değiştirme, tekrarlayan apse, sallanma, diş kaybı ve protez planının karmaşıklaşmasına yol açabilir. Basit gingivitis birkaç ziyaret ve ev bakımının düzenlenmesiyle kontrol altına alınabilirken periodontitis tedavisi muayene, hijyen eğitimi, cerrahi olmayan tedavi, iyileşme, yeniden değerlendirme, gerekirse cerrahi ve destekleyici bakım aşamalarını içerir. Yüzeysel diş taşı temizliği çoğu hastada lokal anestezi olmadan yapılabilir; derin cepler ve hassas kök yüzeylerinde lokal anestezi kullanılır. İşlem sonrası birkaç gün hassasiyet ve hafif kanama olabilir; şiddetli ağrı, artan şişlik veya ateş beklenen bir durum değildir.

Dentapolitan'da Diş Eti Hastalığı Tedavisi Yaklaşımı

Dentapolitan'da periodontal tedavi yalnızca diş taşı temizleme işlemi olarak görülmez. Hastanın tıbbi ve dental öyküsü ile sigara ve diyabet gibi riskleri değerlendirilir; bütün ağız periodontal ölçümleri yapılır ve kemik desteği radyolojik olarak incelenir. Ağız bakım alışkanlıkları kişiye özel düzenlenir, biyofilm ve diş taşı temizlenir, uyumsuz restorasyonlar ile implant çevresi dokular kontrol edilir, kapanış ve aşırı kuvvetler incelenir. Cerrahi gereksinimi ilk tedavi sonrasındaki iyileşmeye göre belirlenir ve kişiye özel destekleyici bakım programı oluşturulur. Değerlendirme ve tedavi İstanbul kliniklerimizde yürütülür.

Bu içerik genel sağlık bilgilendirmesi amacıyla hazırlanmıştır; muayene, teşhis veya kişiye özel tedavi planının yerine geçmez.

Sık Sorulan Sorular

Diş eti kanaması normal midir?

Düzenli tekrarlayan kanama normal kabul edilmemelidir. En sık neden plak kaynaklı diş eti iltihabıdır; sert fırçalama, bazı ilaçlar ve hormonal değişiklikler de katkıda bulunabilir.

Diş eti kanaması varsa fırçalamayı bırakmalı mıyım?

Hayır. Plak kaynaklı kanamada bölgenin temizlenmemesi iltihabı artırabilir. Ancak sert ve travmatik fırçalamadan kaçınılmalıdır.

Diş taşı temizliği dişleri çizer veya inceltir mi?

Uygun cihaz ve doğru teknikle yapılan profesyonel temizlik sağlıklı diş minesini inceltmeyi veya zarar vermeyi amaçlamaz; yüzeyler gerektiğinde polisajla düzeltilir.

Diş taşı temizlenince dişler sallanır mı?

Diş taşı dişi sağlıklı biçimde tutmaz. İleri kemik kaybı varsa taşlar uzaklaştırıldığında mevcut hareketlilik daha belirgin hissedilebilir.

Derin diş taşı temizliği nedir?

Halk arasında 'küretaj' da denilen işlem, diş eti altındaki plak ve diş taşının uzaklaştırılması ile kök yüzeyinin temizlenmesidir; genellikle lokal anestezi altında yapılır.

Kök yüzeyi düzleştirme nedir?

Periodontal cep içindeki biyofilm, diş taşı ve kontamine yüzey birikimlerinin uzaklaştırılmasıdır. Amaç yüzeyi aşırı kazımak değil, enfeksiyonu kontrol edecek etkili debridmandır.

Periodontal tedavide antibiyotik gerekir mi?

Her vakada gerekmez. Temel tedavi mekanik biyofilm ve diş taşı kontrolüdür; antibiyotik yalnızca hızlı ilerleyen ağır enfeksiyon gibi seçilmiş durumlarda ek olarak değerlendirilir.

Ağız gargaraları diş eti hastalığını tedavi eder mi?

Tek başına tedavi etmez. Klorheksidin gibi ürünler kısa süreli yardımcı olabilir; temel tedavi profesyonel temizlik ve günlük plak kontrolüdür. Uzun süreli kontrolsüz kullanım renklenme yapabilir.

Diş eti çekilmesi neden olur?

Periodontitis, ince diş eti yapısı, sert/yanlış fırçalama, çapraşıklık, travmatik kuvvetler ve sigara başlıca nedenlerdir. Her çekilme aktif periodontitis anlamına gelmez.

Diş eti çekilmesi kendiliğinden düzelir mi?

Çekilmiş diş eti genellikle kendiliğinden eski konumuna dönmez. Seçilmiş hastalarda bağ dokusu grefti veya tünel tekniği ile kısmi ya da tam kök örtme hedeflenebilir.

Diş eti hastalığı kemiği eritir mi?

Periodontitis dişi destekleyen alveol kemiğinde kayba yol açabilir. Kemik daha çok bakterinin doğrudan eritmesinden değil, kronik enfeksiyona verilen iltihabi yanıt sonucu kaybedilir.

Diş eti hastalığı dişleri sallar mı?

İleri periodontitiste kemik desteği azaldıkça hareketlilik oluşabilir. Ancak sallanmanın tek nedeni periodontitis değildir; tedaviyle iltihap azaldıkça hareketlilik de azalabilir.

Diş eti hastalığı ağız kokusuna neden olur mu?

Evet. Periodontal ceplerdeki bakteriler kötü kokulu uçucu sülfür bileşikleri oluşturabilir. Kokuyu yalnızca gargarayla bastırmak temel nedeni ortadan kaldırmaz.

Periodontitis bulaşıcı mıdır?

Periodontal bakteriler yakın temasla taşınabilir; ancak hastalığın gelişmesi yalnızca bakterinin bulunmasına bağlı değildir. Bağışıklık, plak kontrolü, sigara, diyabet ve genetik yapı belirleyicidir.

Periodontitis tamamen geçer mi?

Hastalık kontrol altına alınabilir ve ilerlemesi durdurulabilir; ancak oluşmuş kemik kaybının tamamı her zaman geri kazanılamaz. Başarının devamı destekleyici bakıma bağlıdır.

Diş eti grefti nereden alınır ve ağrılı mıdır?

En sık damak bölgesinden bağ dokusu veya yüzeysel diş eti alınır; bazı vakalarda alternatif biyomateryaller kullanılır. Ağrı kişiye ve tekniğe göre değişir; koruyucu plak ve ağrı kontrolü uygulanabilir.

Lazer diş eti hastalığını kesin tedavi eder mi?

Hayır. Lazer bazı işlemlerde yardımcı araç olabilir; ancak plak ve diş taşının mekanik olarak uzaklaştırılmasının yerine geçmez. 'Tek seansta kesin çözüm' ifadeleri dikkatle değerlendirilmelidir.

Diş eti hastalığı genetik midir?

Genetik yatkınlık riski ve şiddeti etkileyebilir; ancak iyi plak kontrolü ve düzenli bakım riski önemli ölçüde yönetebilir.

Sigara bırakınca diş eti kanaması artar mı?

Sigaranın damar üzerindeki baskılayıcı etkisi kalktığında mevcut iltihaba bağlı kanama daha görünür hale gelebilir. Bu, sigarayı bırakmanın zararlı olduğu anlamına gelmez.

Diyabetli hastaya periodontal tedavi yapılır mı?

Evet. Kan şekeri kontrolü, kullanılan ilaçlar ve enfeksiyon durumu dikkate alınarak tedavi planlanabilir. Periodontal iltihabın kontrolü glisemik yönetimi de destekleyebilir.

Hamilelikte diş taşı temizliği yapılır mı?

Gerekli olduğunda yapılabilir. Gebelik haftası ve tıbbi durum dikkate alınmalı, kadın doğum hekimiyle iletişim kurulmalıdır. Gebelik hastalığın tedavi edilmemesi için neden değildir.

Sallanan diş mutlaka çekilir mi?

Hayır. Kalan kemik desteği, enfeksiyon, kök ve restorasyon durumu değerlendirilir; bazı dişler tedaviyle korunabilir.

Periodontal hastalık implant yaptırmaya engel midir?

Aktif hastalık kontrol altına alınmadan implant planlanması uygun olmayabilir. Tedavi ve bakım sonrasında seçilmiş hastalara implant yapılabilir.

Periodontal tedaviden sonra dişler arasındaki boşluklar kapanır mı?

Şişlik azaldığında boşluklar belirginleşebilir. Bazı bölgelerde ortodontik veya restoratif tedavi düşünülebilir; ancak önce periodontal stabilite sağlanmalıdır.

Kontroller kaç ayda bir yapılmalıdır?

Takip aralığı hastanın riskine göre belirlenir. İleri periodontitis, sigara, diyabet veya implant varlığında daha sık kontrol gerekebilir.

Diş eti hastalığı tedavisi ne kadar sürer?

Basit gingivitis birkaç ziyaretle kontrol altına alınabilir. Periodontitis tedavisi birkaç haftadan birkaç aya uzayabilir; uzun dönem takip yaşam boyu devam eden bir koruma sürecidir.

Periodontal tedavi ağrılı mıdır?

Yüzeysel temizlik çoğu hastada anestezisiz yapılabilir. Derin cep ve ileri iltihapta lokal anestezi kullanılır; sonrasında birkaç gün hassasiyet ve hafif kanama olabilir.

Periodontal tedaviden sonra hassasiyet olur mu?

Diş taşı ve iltihaplı dokular uzaklaştıktan sonra kök yüzeyleri açığa çıkabildiği için geçici soğuk hassasiyeti olabilir; çoğu hastada zamanla azalır.

Diş eti ameliyatı ne zaman gerekir?

Cerrahi olmayan tedaviye rağmen devam eden derin cepler, ulaşılması zor kök yüzeyleri, dikey kemik defektleri ve furkasyon tutulumunda değerlendirilir. Öncesinde ağız hijyeninin yeterli olması önemlidir.

PRF periodontal tedavide kullanılır mı?

PRF hastanın kendi kanından hazırlanan biyolojik bir materyaldir; seçilmiş cerrahi işlemlerde iyileşmeyi desteklemek için kullanılabilir. Tek başına tüm kemik kayıplarını tedavi eden bir yöntem değildir.

Periodontal apse nedir?

Diş eti cebi içinde lokalize iltihap ve irin birikmesidir; ani ağrı, şişlik ve akıntı yapabilir. Tedavide drenaj ve cep temizliği gerekir; her apsede antibiyotik şart değildir.

Ortodonti tedavisi diş eti hastalığını etkiler mi?

Sabit apareyler plak birikimini artırabilir. Aktif periodontitis kontrol altına alınmadan kapsamlı hareketlere başlanması uygun olmayabilir; hastalığı kontrollü yetişkinlerde titiz takiple ortodonti yapılabilir.

Diş sıkma periodontitise neden olur mu?

Diş sıkma tek başına bakteriyel periodontitis oluşturmaz; ancak periodontal desteği azalmış dişlerde aşırı kuvvetler hareketliliği ve rahatsızlığı artırabilir. Gece plağı enfeksiyonu tedavi etmez.

Peri-implantitis nedir?

İmplant çevresinde iltihapla birlikte ilerleyici kemik kaybıdır; derin cep, kanama ve ileri evrede hareketlilik görülebilir. Erken evredeki peri-implant mukozitis ise kemik kaybı olmadan yumuşak dokuyla sınırlıdır.

Diş taşı temizliği sonrası dişlerim neden daha uzun görünüyor?

Büyük diş taşı kitleleri ve şiş diş eti küçülünce gerçek diş ve diş eti anatomisi görünür hale gelir; bu, dişin incelmesi değil şişliğin gerilemesidir.

Diş eti hastalığı tedavi edilmezse ne olur?

Diş eti çekilmesi, kemik kaybı, ağız kokusu, dişlerde aralanma ve yer değiştirme, tekrarlayan apse, sallanma ve diş kaybı gelişebilir. Ağrının olmaması hastalığın durduğu anlamına gelmez.

Hızlı Bağlantılar

Önemli Sayfalar

Dış Kaynaklar

Popüler Tedaviler

Hekimlerimiz

Klinikler

Blog